Ülkeyi yöneten tek tip “ak akıl”a göre mukaddes vatan topraklarının “Darü’l Harb” olduğu öne sürülüyor ve “ak akıl”ın “ülema” zannettiği kara fetvacılar aracılığı ile bu tez destekleniyor.
17-25 Aralık’ta ortaya çıkan pis kokuların üstü bu nedenle örtüldü.
Anayasa ve yasa tanımazlığın, SAYIŞTAY denetimine ayak diretmenin asıl nedeni, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni önce ele geçirmek, sonra hile ve hülle ile değiştirmek, dönüştürmek ve yıkmaktır.
Yargı Erki’ni oluşturan Büyük Türk Milleti’nin hakim ve savcılarının iktidar eliyle, HSYK tarafından “zabt-u rabt” altına alınmak istenmesinin asıl nedeni karanlık ve kirli gündemleridir.
Küresel dizaynlı “ak akıl”, güya “Darü’l Harb” olan yerin “Darü’l İslam” yapılması gibi sakat, mantıksız ve ahmakça bir zihniyetin sahibidir.
“Yeni Türkiye” ve “Yeni Osmanlı” gibi abuk sabuk laf etmelerinin nedeni de oluşturmayı arzu ettikleri dini kisveli harami düzenlerini kamufle etmektir.
Osmanlı İmparatorluğu, Büyük Türk Milleti’nin şanlı bir tarihi ve övünç kaynağımız olarak tarihin altın sayfalarında yerini almıştır.
Bu gerçek değiştirilemez!
Osmanlı İmparatorluğu’nun küllerinden yepyeni bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti doğmuştur.
Önemli olan Osmanlı İmparatorluğu’nun neden yıkıldığından ders almak ve Büyük Türk Milleti’nin Başbuğu Atatürk’ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne sahip çıkmaktır.
Bir gerçeğin de altını çizmekte fayda mülahaza ediyorum, Türk ve İslam olan Osmanlı’yı yeniden dirilteceğini söyleyenlerin “Türk değilim” diyenler olması düşündürücü değil mi?
Gelelim örtülü ödenek ve kullanılması ile ilgili istifhamlara :
10/12/2003 tarih ve 5018 no’lu Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 24. Maddesi’ne göre :
Örtülü ödenek
Madde 24- Örtülü ödenek; kapalı istihbarat ve kapalı savunma hizmetleri, Devletin millî güvenliği ve yüksek menfaatleri ile Devlet itibarının gerekleri, siyasi, sosyal ve kültürel amaçlar ve olağanüstü hizmetlerle ilgili Devlet ve Hükümet icapları için kullanılmak üzere Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık bütçelerine konulan ödenektir. Kanunlarla verilen görevlerin gerektirdiği istihbarat hizmetlerini yürüten diğer kamu idarelerinin bütçelerine de örtülü ödenek konulabilir. Örtülü ödenek, bu amaçlar dışında ve Cumhurbaşkanının, Başbakanın ve ailelerinin kişisel harcamaları ile siyasi partilerin idare, propaganda ve seçim ihtiyaçlarında kullanılamaz. İlgili yılda bu amaçla tahsis edilen ödenekler toplamı, genel bütçe başlangıç ödenekleri toplamının binde beşini geçemez.(1)
Başbakanlık ve diğer ilgili idare bütçelerinde yer alan örtülü ödeneklerin kullanılma yeri, giderin kimin tarafından yapılacağı, hesapların tutulma ve kapatılma yöntemi, gideri yapanın değişmesi halinde yeni yetkiliye hangi belgelerin aktarılacağı Başbakan tarafından belirlenir.
Örtülü ödeneklere ilişkin giderler Başbakan, Maliye Bakanı ve ilgili Bakan tarafından imzalanan kararname esaslarına göre gerçekleştirilir ve ödenir.
(Ek fıkra: 27/3/2015-6639/39 md.) Cumhurbaşkanlığı bütçesindeki ödenekler bakımından ikinci ve üçüncü fıkralar kapsamında yer alan hususlar Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile belirlenir ve uygulanır.
Kanun metnine 27/3/2015 tarihinde 6639 /39 md. Ek bir fıkra eklenerek, meşhur “torba” olarak anılan yasal düzenlemelerin içinde Cumhurbaşkanlığı’na da örtülü ödenek tahsis edilmiştir.
Bu düzenlemenin Anayasa’ya aykırılığı konusunda ana muhalefet partisinin Anayasa Mahkemesi’ne iptal başvurusu vardır.
Yazımın başlığında da belirttiğim gibi, “ÖRTÜLÜ ÖDENEK” Mİ, “YAĞMA HASAN’IN BÖREĞİ” Mİ? gibi yanlış anlaşılmalara ve gereksiz polemiklere yol açılmaması için, mademki örtülü ödenek milli güvenliğimizi ilgilendiriyor, öyleyse yapılan harcamaların MGK denetiminde olmasını öneriyorum.
Ak ile kara o zaman ortaya çıkar!
Var mısınız?

