AKP’LİLERİN BÖLÜCÜ UNSURLARA DESTEĞİ BİZİ HİÇ ŞAŞIRTMIYOR !

Kendilerini tenzih ederim ama bu türden sosyolojik realiteden uzak konuşmaların karşılığı halk arasında “karnından konuşma” olarak algılanır.

TBMM Başkanlığı ve Adalet Bakanlığı yapmış ve hukukçu kimliği olan bir şahsiyete böyle bir konuşmayı yakıştıramadım.

Bir atasözü vardır. “Üzüm üzüme baka baka kararır!”

AKP’nin ilk seçim zaferiydi. Bir balkon konuşması ihdas ettiler!

AKP’nin ilk seçim zaferinde, AKP’nin Genel Başkanı olan zat ve eşi balkondan kendilerine sevgi tezahüratlarında bulunan taraftarlarına ve canlı yayında bütün Türk kamuoyuna ;
“Teveccüh gösterdiniz bizi seçtiniz. Güveninize layık olacağım. Bizlere güvendiğiniz için teşekkür ederim ” demeliydi değil mi?
Öyle demedi. Peki ne dedi?
” Türk değilim! ”
” Gürcüyüm.. Hanımım da Arap! ”
Adama sormazlar mı, Türk değilsen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başında ne işin var?
Biraz kitap okumuş olsalardı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş felsefesini anlayabilmiş ve sosyolojik gerçeklikten haberdar olmuş olsalardı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni oluşturan bütünlüğün adına Türk dendiğini anlayabilirlerdi.

Türke düşman olmayı müslümanlık zannedenler, Türklüğün İ’lay-ı Kelimetullah idealinden de bihaberdir.

Türküm demek ırkçılık oluyor ama başka isimleri telaffuz etmek ırkçılık olmuyor öyle mi?
“Türk değilim” dediğinde cennete gideceğini zanneden “ak akıl”, Türk adının ortak adımız olduğundan bihaber olduğu için mi, yoksa Türk düşmanı olduğu için mi Türk adına karşı önyargılıdır?

Dini kisve ile siyaset yapanların öteden beriye savunduğu yanlış bir tez vardır. Kendilerine “mücahit” adını veren bu beyler, sürekli papağan gibi İslam’ı kurtarmaktan bahsederler!
Hâlbuki kurtulacak olan, aciz olan insanlar değil mi?
Adı kurtuluş olan İslam’a sarılarak kurtulacak olan bizler değil miyiz?
Yüce Allah (CC), dinini kıyamete kadar koruyacaktır!
İslam’ı kurtarmak iddiasının , düpedüz bir şirk olduğundan bile bihaber bu istismarcılara karşı bütün müslümanlar uyanık olmak zorundadır.

Kızıl Rusya’nın SSCB olduğu dönemde, komünistler Afganistan’ı işgal edip kızıl komünizm rejimini Afgan halkına zorla kabul ettirmek istediler.
Vatanını savunan Afgan Mücahitleri kızıl emperyalizme ve kukla Babrak Karmal yönetimine karşı cansiperane mücadele verdi ve ülkesini komünistlere çiğnetmedi.
Cephe savaşında başarısız olan kızıl ordu, bu sefer mücahitleri havadan bombalamaya başladı.
Yerin göğün hakimi Yüce Allah’ın izniyle ebabil kuşlarının mücahitlerin üzerine örtü olduğundan bu “ak akıl”lı çakma mücahitlerin haberi var mıdır acaba ?

Bölücü Ermeni narko-terör örgütü PKK ile Oslo’da gizli görüşme yapan, Habur’da çadır mahkemelerinde yılanları salıveren ve Diyarbakır’da Şivan’lı-Barzani’li ihanet şovları yapan, şehirlere hendekler kazılmasını seyreden, şehirlere, köylere, mezralara silah yığınağı yapılmasını görmezden gelen ve askeri kışlaya, polisi karakollara hapseden,  “Valilere PKK’ya operasyon yapmayın talimatı verdik!” diyen kimdi?

HDP’li Leyla Zana’ya AKP’nin yemin desteği Sayın Mehmet Ali Şahin ile sınırlı değildir.

“Diyarbakır parlayan bir yıldız olacak! ” diyen kimdi?

Ezcümle, AKP’li Mehmet Ali Şahin’in bölücü unsurlara yemin desteği bizi şaşırtmadı. Maalesef AKP, PKK ve HDP aynı BOP yolunun yolcusudur!


Yorum bırakın