Yalanın, talanın ustası oldukları kadar, “vatana ihanet” in de ustası olduklarını maalesef gösterdiler !…
AKP hükümeti “çözüm” sürecini anlatırken, dağlarda yaylalarda vatandaşların piknik yapacağından bahsediyordu.
Gelinciğin tavşanı hipnoza alıp arkayı dolanıp tavşanı avlaması gibi, “yaylalarda piknik” ile bizi hipnoza alarak şehirlerde yığınak yaptılar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Denetleme Kurulu’na talimat vererek 10 Ekim’de Ankara’da yapılan terör saldırısını araştırmasını istemiş. Esas görev Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda olmasına rağmen, belki Devlet Denetleme Kurulu’nun araştırmasında bir bulguya rastlanır ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na katkı sağlayabilir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Devlet Denetleme Kurulu’na bir talimat da BOP ve BOP EŞBAŞKANLIĞI’nın araştırılması için vermesinde fayda mülahaza etmekteyim.
Esasta BOP ve BOP Eşbaşkanlığı için TBMM’de bir araştırma önergesi verilmeliydi ama, her seferinde BOP ve BOP Eşbaşkanlığı üzerine eleştiriler yapan muhalefet partilerinin anlı-şanlı milletvekilleri maalesef BOP ve BOP Eşbaşkanlığı konusunda bir araştırma önergesi vermemişlerdir.
Artık bir gerçek gözardı edilmemelidir. “Çözüm” ile halk hipnoza alınmıştır.
Askeri kışlasına, polis ve jandarmayı karakollara, korucuları evlerine hapsederek, bölücü Ermeni narko-terör örgütü PKK’ya alan açtılar. Halkı da “düz ovada siyaset” yalanı ile kandırarak PKK uzantısı partilere oy vermesini sağladılar.
Gizli Oslo görüşmelerinin şifresi Habur rezaleti ve Diyarbakır’da Barzani’li Şivan’lı ihanet şovları ile çözülmedi mi?
Neredeyse hergün gelen üçer beşer şehit cenazesi ve albayrağa sarılı tabutlar da mı uyuyanları uyandırmadı?
Yevmiyeli “akil”danelerden hiç ses çıkıyor mu?
Türk Silahlı Kuvvetleri, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da sadece PKK’ya karşı değil, yedi düvele karşı bir kahramanlık destanı yazmaktadır.
PYD’ye silah veren sözde “dost ve müttefik” ABD, İSRAİL, İNGİLTERE, ALMANYA, FRANSA, RUSYA, İRAN ve SURİYE istihbarat örgütleri de TÜRKİYE’ye ve BÜYÜK TÜRK MİLLETİ’ne karşı, bölücü Ermeni narko-terör örgütü PKK’nın safında mücadele etmektedir.
Buna bir de AKP hükümetinin sözde “çözüm” aldatmacasıyla bölücü Ermeni narko-terör örgütü PKK’ya yardım ve yataklık etmesini katalım.
Bu fiil “vatana ihanet” değilse, vatana ihanet nedir?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Valilere PKK’ya operasyon yapılmaması için talimat verdik” ve “Çözüm süreci boyunca silah stokladılar ” itirafını televizyon canlı yayınında yaptığı halde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bir soruşturma başlatmış mıdır?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na göre bu fiiller bölücü Ermeni narko-terör örgütü PKK’ya yardım ve yataklık suçu değil midir?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, çözüm süreci ile ilgili bir “vatana ihanet” soruşturması başlatacak mıdır?

