Toplumun içindeki en “silik” şahsiyeti bile bir koltuğa oturtsanız, bakınız bir müddet sonra sizi tanıyabilecek mi?
Merhum Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı ve “İbrahim Zübükzade” karakteriyle bizi uyandırmaya çalıştığı “Zübük” filmine sadece gülmüşüz. Keşke gülerken düşünebilseydik!..
Biz düşünseydik, sorgulamış olsaydık ve eleştirilere açık olsaydık ülke bu hale gelir miydi?
Biat kültürü maalesef siyasi hayatımıza da nüfuz etmiştir.
Biat kültürü “Siyasi Partiler Yasası” ile legal bir hüviyete bürünmüştür.
Siyasi parti nasıl kurulur? Kim kurar ve niçin kurar? Bütün bunların ayrıntısına girmeyeceğim. Az veyahut çok hepimiz, samimi veyahut değil bir “dava arkadaşlığı” şemsiyesinin altında toplanıldığını biliyoruz .
Koltuğa oturttuğumuz insan öyle büyüyor ki, çok yükseklerde olduğu, bize en yüksek tepelerden baktığı için, bir müddet sonra bizi tanımıyor.
Liderlerin etrafında boygösteren “yalaka” ve “dalkavuk” güruhu da işin içine girince, “enaniyet” veyahut kibir ve gurur o kişinin ruhunu teslim alıyor.
Ruhu olmayanın davası olur mu ?
İsrail’den ithal edilen genetiği ile oynanmış hormonlu tohumun sağlığımıza zarar verdiği gibi, bu gurur ve kibir de davaya zarar veriyor.
Böyle bir durumda da ne dava kalır ne de şemsiye?!..
Biat, tembel ve “yobaz” insanların tercih ettiği kolaya kaçma işidir.
Merhum Üstad Necip Fazıl’a göre “yobaz, düşünemeyen insan” demektir. Bazı “ak” akıllı devşirmelere polemik fırsatı vermemek için bu açıklamayı yaptım.
Dava adamlığının, devlet adamlığının ve kardeşliğin ne demek olduğunu az-çok biliriz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP – HDP ve PKK ile aynı safta görüntü vermemek adına, davamıza ve ülkemize halel gelmemesi için MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli bey ile ilgili eleştirilerimi 2 Kasım’dan sonraya erteliyorum.
Bir ülkücünün bir ülkücüyü milletvekili adayı yapıp yapmaması kendi vicdani ve siyasi sorumluluğudur.
Ancak “onun üzeri çizildi” ifadesini asla tasvip etmiyorum
Yarın birileri çıkıp, “onun üzeri çizildi” diyeni çizmeye kalkarsa da aynı tepkiyi gösteririm.
Üzeri çizilenlerden bahsederek bir kişiselleştirmede bulunmayacağım.
İnsan kainatın numunesi ve mukaddes bir varlıktır.
İnsan onuru bütün makam ve mevkilerden üstündür.
Biz tabutluklarda, hücrelerde sizler birilerini çizsin veya ezsin diye prangaya vurulmadık.
Kardeşlerimiz gençliğinin baharında canlarını sizlerin heva-u hevesi için vermedi.
Lütfen akıllı olun akıllı!..
Bir insan kolay yetişmiyor.
MHP ve Türk Milliyetçileri, Büyük Türk Milleti için ümittir. O ümidi boşa çıkarmamak için var gücümüzle çalışacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın!
Bütün siyasi partilerin hiyerarşik yapısına bakınca, HANGİ DEMOKRASİ? diyesim geliyor.
Sahi HANGİ DEMOKRASİ?

