Vatikan’ın işaret ettiği ikinci bin yılın haçlı seferleri devşirilmiş dini kisveli Türk ve İslam düşmanları tarafından başlatılmıştır.
Türkiye, son 13 yılını “epileptik,şizofrenik” muhayyileler ve “darbe/vesayet” paranoyası ile geçirdi.
Siyonist Protokolları’nın zehirli reçetesi halka şifa diye içirildi. Sosyal,ekonomik ve psikolojik yönden halka büyük baskı yapıldı.
Bir taraftan hipnoz ile zihin yönlendirme,diğer taraftan halk yokluk,yoksulluk ile çaresizliğin pençesinde perişan edildi.
“Din-iman” istismarı zirve yaptı. Gülen yüzlerin yerini asık suratlar ,sevgiyle -muhabbetle dolu olan kalpler ise taş gibi ve kaskatı kesiliverdi.
“Selamün aleyküm!” dediğimiz o eski nurani yüzlerin yerini, “ak” görünümlü kara ve karanlık çehreler aldı.
Tevazu gitmiş yerine kibir ve garabet gelmiş.
Bütün bunların kıyamet alametleri olduğunu bilmesine biliyoruz ama selam vermek ve hayır duasını almak için o nurani yüzleri çok arıyoruz çok!
Şehitler tepesinin boş olmadığını da bilenlerdeniz!..
Kaynaklarımız iyi kullanılsa bu vatan toprağında 300 milyon insan zengin ve müreffeh bir hayat yaşar.
Sadece 6491 Sayılı Petrol Yasası ile takriben 3 katrilyon dolarlık yeraltı kaynağı, cambaza baktığımız o gece yarısı çıkan kanunla AKP eliyle küresel petrol baronlarına peşkeş çekilmiştir. O gece Gezi provokasyonu ateşlendi. Sonradan yaktıkları ateşi söndürmekte zorluk çekenler, orantısız müdahalelerle yurdun birçok yerinde gencecik canların gitmesine neden oldular.
Mısır’da ölen Esma için gözyaşı döküp Rabia işareti yapanlar, öz yurdunda vatan çocuklarına “çapulcular” demekten geri durmadı.
Sonuç ortada!..
Çevre duyarlılığı olanlara karşı en amansız mücadeleyi verenler, bölücü Ermeni narko-terör örgütü PKK ile sözde “çözüm” mizanseni için ortak oldular.
Uyuyanlar uyandı mı?
Bukelamunun renk değiştirmesi gibi ad değiştiren “barış ve kardeşlik projesi” olarak da ifade edilen “çözüm”ün ne olduğunu anlayabildik mi?!
Demekki AKP hükümeti Türk Milleti’ni ” çözüm ” ile aldatarak, bölücü terör örgütü lehine ” yardım ve yataklık ” ve “vatana ihanet” fiilleri ile benzeşen adımları “analar ağlamasın” ambalajı ile atmış.
AKP hükümeti görmemezlikten gelmiş, bölücü Ermeni narko-terör örgütü PKK bölgeye yığınak yapmış.
Kimin anasının ağladığı ortaya çıktı mı?
Sözün özü: Türk Milleti için son 13 yıl, YALAN-TALAN-KORKU ile geçen kayıp yıllarımızdır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı bir terör saldırısı değil, bir kalkışma, isyan ve ayaklanma sözkonusudur.
Türk Milleti’ne tezgah kurduğunu zannedenler, Büyük Türk Milleti’nin kahraman milli ordusundan ve Türk Milleti’nin ferasetinden korksunlar!
Kimsenin yaptığı yanına kalmayacaktır. Er veyahut geç suç işleyenler, çalanlar çırpanlar ve vatana ihanet edenler Büyük Türk Milleti’nin bağımsız yargısına hesap verecektir.
Bir gerçek daha ortaya çıkmıştır.
Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in yerine “CAHİLLER DİKTATORYASI”nı ikame etmeyi düşünenlerin Türk ve İslam Tarihi’nden bihaber olduğu da ortadadır.
Birileri yine ” safmışız kandırıldık” diyebilir ama gözümüzün içine iyi baksınlar, bizde o masala inanacak göz var mı diye?!..
BOP’un haritasına ,muhteviyatına ve bölgemizde gelişen olaylara bakınca , yılanların başının BOP Eşbaşkanı olduğunu düşünmemek elde değil.
Sahi, yılanların başı BOP Eşbaşkanı mı?

