Sayın Davutoğlu Aydın mitinginde yaptığı konuşmada “Sırat-ı Müstakim” üzere olmaktan ve “Yörük çocuğu” olmaktan bahsetmiş.
“Sırat-ı Müstakim” ile yalan, talan ve korku birarada olur mu?
Bir taraftan tarafsız olmamakta direnen ve taraflı olmakla övünen, doğrudan AKP için oy isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer taraftan Davutoğlu ve Erdoğan’ın uygulamaya koyduğu “çamur siyaseti” ile bataklığa sürüklenmek istenen Türkiye.
Manzara ürkütücü değil mi?
Cumhuriyet tarihi boyunca saygınlığı olan şeref makamında ilk defa TBMM’de ettiği yemini çiğneyen, kendi şeref ve haysiyetinden ziyade, bulunduğu şeref makamını “şeref ve haysiyet” polemikleri ile yıpratan bir şahsiyet oturmaktadır.
Oturmakta mıdır?!.
.- Hayır! oturmadığı, doğrudan partili olduğu ve tarafsız olamadığı için siyaset arenasında seçim yasaklarını ihlal eden, hukuk çiğneyen, aklına eseni yapan bir halet-i ruhiye ile dolaşmaktadır.
Elinde ” Kürtçe Kur’an ” sallayan, Cami açılışı yapan ve Davutoğlu gibi “Sırat-ı Müstakim” üzere olduğunu söyleyen bir Cumhurbaşkanı vardır.
Elinde salladığı kitap ile bile bölücülük ve ayırımcılık yapan bir Cumhurbaşkanı!
Sayın Davutoğlu ve Sayın Erdoğan’a kendi ifadeleri ile seslenmek istiyorum ama bulundukları makamlara olan saygım nedeniyle kendilerine “Ey!” diye hitabetmeden soruyorum.
Sizlerin “Sırat-ı Müstakim” üzere olmanız güzel birşey de, yolsuzlukların, suistimallerin ve adaletsizliğin olduğu bir yerde “Sırat-ı Müstakim” den bahsetmek abes olmuyor mu?
13 yıldır halkı laf kalabalığı ile bir öyle, bir böyle kandırdınız. CIA ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri’ne Ergenekon ve Balyoz tertibini hazırlayan, “Ergenekon’un Savcısıyım” diyen kimdi ?
Allah aşkına söyleyin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hükümetinin ve Başbakanı’nın olduğu yerde, “paralel yapı” diye gündeme taşıdığınız, bizce ne olduğu malum cemaatin ne etkisi, ne gücü olabilir?
Sizin talimatınızla, sizin gücünüzle bunca zulmü yapmadılar mı?
Yolsuzluk operasyonu olunca mı bir “paralel yapı” oluşturduğunuzu farkettiniz?
İfade edildiği gibi”saf” idiyseniz , Türk Tabipleri Birliği’nin “duygu durumundan endişe ediyoruz” bildirisi yerinde bir bildiriymiş.
Türk ve dünya basınına Türkçe ve ingilizce olarak duyurulan bu bildiri için gıkınız çıkmadı. Aynen CIA Türkiye ve Ortadoğu temsilcisi Henri Barkey’in “AKP eliyle TSK’yı kafesledik!” beyanına ses çıkarmadığınız gibi.
Muhalefet iyi veya kötü bir hazırlık yapmış ve meydanlarda iktidara geldikleri takdirde yapacakları projeleri anlatırken, sizler neden projelerinizden bahsetmiyorsunuz da ona buna çamur atıyorsunuz?
Gerçi geçen seçim arefesinde bir hayali kanal projeniz vardı. Bu seçimde nutkunuz tutuldu!
13 yıldır hane halkına hangi olumlu katkınız oldu da, “başkanlık” sistemine geçtiğinizde bir katkı sunacaksınız?
Türkiye talan edildi, kaynaklar birer birer yutuldu “doymadınız mı?” diye sormazlar mı adama?!..
Türk Milleti’ne küfreden, Türk Milleti’nin de misliyle iade ettiği havuzcu işadamının defalarca vergi borcunu silerken, halka yaptığınız zulüm yetmedi mi?
Sizin “yığın” diye ifade buyurduğunuz milyonlarca insanın yatağa aç girdiğini biliyor musunuz?
Ayrıca halka “yığın” diye hakaret etmeyiniz!.. Yığının lügat ve felsefi manasını biliyor musunuz?
“Üzre” ile “üzere” arasında bocalayan bir kültür hazinesi olunca, bu türden gaflar maalesef oluyor.
Ayrıca AKP – HDP – PKK arasında kamuoyu önünde oynanan bir mizansen var. Rol gereği biribirlerini eleştiriyorlar. Güya milletin aklını çelecekler!.. Bu üçlünün ipleri küresel ihanet odaklarının elindedir.
Türk Milleti olanların farkındadır!
Halkımız kusura bakmasın ama aydın ve milliyetçi insanları iktidara taşısın ki, insan sevgisi ve hizmet neymiş görüversin!
Sayın Davutoğlu ve Sayın Erdoğan’a son sorum:
Bozkurtların nefesini ensenizde hissediyor musunuz?

