Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 13 yıl süresince devlet ve millet mefhumundan bihaber bir zihniyet tarafından yönetilmesi, Büyük Türk Milleti için bir kaderin cilvesi midir, yoksa aklımızı başımıza almamız için Yüce Allah’ın bize bir uyarısı mıdır bilemiyorum.
Yolsuzluk, yalan, talan, suistimaller ve “vatana ihanet”in de zirve yaptığı koskoca bir 13 yıl. Dile kolay!..
Anayasa’nın, hukukun ayaklar altına alındığı, halkın büyük çoğunluğunun devletin devlet gibi değil de bir suç örgütü gibi yönetildiğine dair kuşkularının arttığı 13 yıl.
Dünyanın hangi ülkesinde eli kanlı bölücü narko-terör örgütünün başı, hükümet eliyle terör örgütü yönetebilir ? Üstüne üstlük örgütün dağ kadrosu ile teröristbaşı rahat görüşsün diye dağ kadrosuna kriptolu telefon gönderilmesi meşru bir davranış mıdır?
Balkonda böbürlenircesine “Türk değilim” diyen zatın, sıkışınca can simidi gibi Türklüğün değer yargılarına ve “dombra” ya sarılmasını nasıl izah edeceğiz?
Ekonomi konusunda tehlike çanları çalıyor!..
Türk Ekonomisi’nin ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun durumu içler acısı.
7 Haziran’da AKP’nin , sonra Erdoğan’ın gideceği gün gibi aşikar.
Güneşin balçıkla sıvanmayacağını AKP dahil herkesin bilmesi gerekir.

