Bütün hayatı hile ve hülle olanların değil siyaset yapması, içtimai hayatımızdan dışlanması gerekmektedir.
Yalan-dolan, “tantanacılık” bir bünyeye yerleşmişse, o bünye yolsuzluk, talan ve suistimal üretir.
13 yıldır Türkiye’nin altını üstüne getirdiler.
“Varoş” ve arabesk kültürünü topluma dayattılar.
Sinema, televizyon ve basının içinde bulunduğu durum ortadadır.
Eğitim sistemi ile öyle oynadılar ki, bu sistem müstevlilere devşirme yetiştirmekten öteye gidemez.
Şehir merkezlerinde bulunan okulları başka yerlere taşıyıp, kupon arsalar ürettiler ve yandaşlara rüşvetle peşkeş çektiler.
Bir yüzük ile siyasete girenlerin haram ile abad olduğu ortadadır.
Okulların yerinden sonra, “rotasyon” ile şimdi öğretmenlerin yerine göz diktiler.
Bir öğretmenin bir merkez okuluna gelebilme serüvenini dahi bilmeyen bu cahil ve bağnaz zihniyet herşeyi para veyahut rant olarak görmektedir.
Bu kadar teslimiyetin ve suskunluğun adı sabır olamaz.
Sorumluluk makamında olanların ekseriyeti elleri böğründe “bundan sonra ne olacak acaba ? !” diye merak içindeyken, bir kısmı da bu haramilerin safına geçmiştir.
Kurtuluş savaşı başlamadan önce, Osmanlı’nın son döneminde halka zulmeden, haraç alan, insan kaçırıp fidye isteyen Ermeni çeteciler ve onlarla işbirliği içinde olanlarla, bugün bölücü Ermeni narko-terör örgütü PKK ile “çözüm” işbirliği ve “müzakere” yapanlar arasında ne fark vardır?
Artık canımız acımaktadır.Epeyden beriye bıçak kemiğe dayanmış ve uzvumuzu koparmak üzeredir.
Bacıların başörtüsünün, dinin diyanetin arkasına saklandılar yetmedi. Şimdi de kedilerin arkasına saklanarak siyaset yapmaya çalışmaktadırlar.
Hiçbir vatandaşın can ve mal güvenliği kalmamıştır.
Bilhassa Efkan Ala’nın Ağrı Valisi ile yaptığı küfürlü konuşma tapeleri doğruysa!..
Türk Milleti’ne bu zihniyet yük olmuştur. Atın sırtından attığı hissiyatla Büyük Türk Milleti bu yükten kurtulmalıdır.

