13 yıldır yatıyoruz kalkıyoruz değişen birşey yok. Ülkenin durumu da hane halkının, bireyin durumu da daha kötüye gitti.
Her yer “dinci” – dini kisveli ama dindar olmayan kişiler tarafından kuşatıldı. Bu kuşatma hastalığı siyaset kurumları dahil her yere sirayet etti.
Hak, hukuk, adalet kavramları kitapların içine hapsedildi. Milli irade kavramı , SEÇSİS sayesinde cahil ve şartlandırılmış ve dahi hipnoza alınmış azınlığın çoğunluğa tahakkümü şeklinde tezahür etmiştir.
Yıllar evvel Türkiye’de kumarhaneler yasaklandı ama maalesef ülkemizde SEÇSİS sayesinde yeniden milli irade üzerine kumar oynanmaktadır. Seçmenin tercihi hiçbir şekilde sandıktan çıkmamaktadır. Kısır bir döngü ve tahtaravelli siyaseti sayesinde halk bu demokrasi oyununun figüranı olmaktan başka bir işe yaramamaktadır.
Erdoğan, Kenan Evren’in de halkın oylarıyla ve ezici bir oranla Cumhurbaşkanı seçildiğini gözardı ederek, kendisini imtiyazlı kılmak adına “ilk defa halkın oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanı” olduğu algısını yerleştirmek istemektedir.
Halbuki Kenan Evren, SEÇSİS’in %30’luk sayısal oranı %52 gösteren sistemi ile değil, 7 Kasım 1982’de doğrudan halkın tercihi ile %91 oy oranı ile seçilmiştir.
Hile, hülle olmadan ve doğrudan halkın %91’i Kenan Evren’in Cumhurbaşkanı seçilmesine onay vermiştir.
Darbe ile gelen Kenan Evren, AKP’nin 13 yıllık “ak” olarak tescilli kara ve karanlık dönemini Türk halkına yaşatmamıştır.
Bunu 12 Eylül ihtilalinin bir mağduru olarak ifade etmekten de ızdırap duymaktayım.
Kenan Evren yönetimi iyiydi de Erdoğan dönemi kötü demek istemiyorum ama her konuda her geçen gün ülke kötüye gitti.
Bir gerçek var. Toplumun aydın ve mağdur kesimi Kenan Evren’in Cumhurbaşkanı olmasını istememesine rağmen halkın %91’i kendiliğinden hilesiz, hurdasız Evren’i Cumhurbaşkanı seçmiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP cenahı Erdoğan’ın halkın oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanı olduğunu söyleseler de, halkın oyuyla seçilen ilk Cumhurbaşkanı Kenan Evren’dir.

