Herkes Siyasi Partiler Kanunu’ndan şikayetçi ama değiştirilmesi için adım atan yok.
Anlaşılan muhalefet SEÇSİS’i ya anlayamadı, ya da memnun gibi.
Şikayetçi olan “taban” diyerek iltifat edilen değil, doğrudan hakir görülen ve ayak altına alınan seçmen kitlesi.
Ezilen büyük bir halk kitlesi, neredeyse milletin tamamı.
Nerede sosyal hukuk devleti?
Mevcut Siyasi Partiler Kanunu ve SEÇSİS, demokrasinin gelişmesinin önündeki en büyük engeldir.
Siyasi oluşumlarda bir fikir ve gönül birliği esastır. Yani o siyasi partiyi oluşturanlar dava arkadaşıdırlar.
Gerçekte öyle mi?
Siyasi Partiler Kanunu ile parti liderleri kutsanmış ve kendilerini diğer dava arkadaşlarından üstün görmeye başlamıştır.
Teşbihte hata olmasın, siyasi parti liderlerini tenzih ederim ama, “lider sultası” olarak ta ifade edilen bu sistemde hasbelkader koltuğa oturanlar “Afyon hindisi” gibi kabarmaktadır.
Halbuki istişare, ortak akıl, sevgi ve saygı ile başarılamayacak hiçbir şey yoktur.
Parti ismi vermeden ifade edeyim, eğer bu tıkanıklıklar olmasaydı, şu an muhalefette olan bir siyasi parti Türkiye’nin en güçlü iktidar alternatifi olurdu.
Fitneye fırsat vermemek için bazı doğruları söylemekten imtina ediyorum.
Sözün özü : Bu Siyasi Partiler Kanunu ve SEÇSİS yürürlükte olduğu müddetçe, bütün seçmenler bu demokrasi oyununun figüranı olmaya devam edecektir.
Yeni ufuklara koşmak için, maraton koşucularına ihtiyaç vardır.

