“KABA SOFTA” – “HAM YOBAZ” VE “APTALLAR”

Öyle bir süreçten geçiyoruz ki,13 yıldır insanımıza dünyada cehennemi yaşattılar. Değer yargıları birer birer yok edildi.

Merhum Üstad Necip Fazıl’a göre : Yobazlık bir düşünememe hadisesi. Yobazı “düşünemeyen adam” olarak ifade ediyor.

Yazımın başlığı, “Kaba Softa”, “Ham Yobaz” ve “Aptal” mefhumları Üstad Necip Fazıl’a ait bir tanımlamadır.

Merhum Galip Erdem ‘in bakış açısıyla, “Kendini belli eden üç şey kabadır!”

Kendini belli eden san’ at: Edirne’de Selimiye Camii’nin minareleri mimari sanatının zirvesi. Oraya minare olduğunu belli etmek için “bu minaredir” dense, o sanat o tabelanın çirkin gölgesinde kalır ve kabadır.

Güzellik : Güzel bir hanımın aşırı makyaj yapması güzelliğini gölgelemez mi? Bu ayrı bir kabalık.

Dindarlık: Dindar olan kişi, yaşayışı ile kendisini belli eder. Onun ayrıca dindar olduğunu belli etmesi kabalıktır.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) : ” Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir”  buyuruyor.

Bu hadisi şerife göre, bütün gününü ibadetle geçirsen, ne kadar dindar olduğunu cümle aleme ilan etsen, beyhude bir çaresizliğin içinde çırpınıp durmuş olacaksın.

Sevgili Peygamberimiz (SAV) ‘in  “bizden değildir” dediğini sen nasıl “bizden” yapacaksın?

Ebu Zerr el-Gifari, Sevgili Peygamberimiz (SAV)’ in Abdullah ismini verdiği ilk müslümanlardandır.

Ebu Zerr, bir kardeşi açlık ve yokluk içindeyken duyarsız kalanlar, mal-mülk peşinde koşanlar için şu ifadeyi kullanıyor.

“STOKÇULAR İÇİN YAŞASIN CEHENNEM”

Ebu Zerr’in bütün mücadelesi kaba softa, ham yobaz, aptal ve stokçu olanlara karşı olmuştur.
Yaşamı boyunca hep gariplerin yanında yer almıştır.


Yorum bırakın