“Cahiller diktatoryası” veyahut “bukelamun” siyaseti. Eskimiş ve kopmak üzere olan “Triger kayışı” gibi davranış sergiliyorlar.
” Triger kayışı, Motorlarda silindir kapağında bulunan egzantrikler ile motor bloğunun en alt kısmında yer alan krank mili çıkıntısı arasında çalışan, kasnaklar ve rulmanlar yardımı ile boylamasına yerleştirilen kayışlardır. Motor tiplerine göre enlemesine de yerleştirilebilirler (Boxer motor tipleri) Egzoz ve emme subaplarını hareket ettirirler. İlk tahriki marş motorundan alan krank mili (sağlıklı ateşleme aldığını varsayarak) motoru çalıştırmak için Triger kayışı vasıtası ile egzantrikleri döndürmek isteyecek böylece motorun çalışmasını sağlayacaktır.. Triger kayışı etkin olmadığı sürece motorların krank milleride hareketini devam ettiremeyeceğı için Triger kayışı motor subaplarından volan dişlisine kadar bağlantı kuran ana parçalardan biridir. Triger kayışı yapımında cam elyaf maddesi kullanılarak sağlamlığı arttırılmıştır. Yaklaşık olarak 1.5 ton yük taşıma kapasitesine sahiptir. Ancak buna rağmen sürekli metal dişlilere sürtündüğünden aşınıp kopabilmektedir. Bu yüzden her 5 yılda veya ortalama 40.000 ila 60.000 km arasında değiştirilmesi gerekir, ancak yeni jenerasyon motorlorda değiştirme periyodu 120.000 kilometreye kadar artırılmıştır.” (1)
(1) KAYNAK : http://www.wikipedia.org
Triger kayışı hakkında bilgi verdikten sonra, aklıma “matruşka” ve “hacıyatmaz”lar da geldi ama bütün bu farklı özelliklere bir anda dönüşebildikleri için” bukelamun ” demek daha doğru olur.
Davranış biçimi : Bukelamun Siyaseti
Türk’ü tarif etmeye çalışanlar,” mazluma sığınak, zalimin başına dert ” diyor.
Dün” mağdurum” diyerek feryad eden ve sadece “mağdur” zannedildiği için Türk Milleti’nin desteklediği bir şahıs, Türk Milleti sayesinde belli bir yere geldiğinde, “Türk değilim” diyecek kadar kontrolsüz davranabiliyorsa, bu davranış biçimi halk tabiriyle “Triger kayışı” nın kopması olarak ifade edilmez mi?
Her aklına gelenin yerine getirilmesini istemesi sağlıklı bir davranış biçimi mi?
Bölücü Ermeni terör örgütü PKK ile nasıl bir kirli ve karanlık ilişkisi var ki, onların bir dediğini iki etmemiştir.
PKK’nın terörün finansmanı için kullandığı kaynağın 50 Milyar doları geçtiği bilinmektedir. Açıkçası AKP hükümeti, küresel uzantıları olan bölücü Ermeni narko – terör örgütü PKK ile işbirliği yapmaktan hiç çekinmemiştir.
Terör ile mücadele edecek yerde, terörün kaynaklarını kurutacak yerde, “çözüm ” ve “müzakere” ile terörü daha fazla azdırmış, alenen terör örgütüne yardım ve yataklık etmiştir .
Şimdi de işbirliği yaptığı, “çözüm” sürecini halen birlikte götürdüğü terör örgütünün molotof kokteylini bahane ederek, ileride olabilecek muhtemel milli tepkilerin önüne geçebilmek için İç Güvenlik Yasası’nı çıkarmak istemektedir.
Söz konusu vatan olunca, iktidara sahip olanlar vatana ihanet edecek olursa Türk Milleti’ni hangi yasa ve hangi kuvvet durdurabilecektir?
Benden söylemesi, aklınızı başınıza alınız!
Hatta “etkin pişmanlık” tan yararlanmak için şimdiden kuyruğa girebilirsiniz.
Triger kayışı kopmuştur. Fren de patladı patlayacak. Güzergah da uçuruma doğrudur.
Ayağınızı gazdan çekiniz ve vites küçülterek durmaya çalışınız.
Halka göre, dünün “mağduru”, bugünün mağruru ve zalimi gözükmektedir.
Sormadan da edemeyeceğim :
İç Güvenlik Yasası ile Türk Milleti ‘ne deli gömleği mi giydirmek istiyorsunuz?

