İÇ GÜVENLİK PAKETİ İLE MİLLİ DİRENCİ KIRMAK İSTİYORLAR

İç Güvenlik Paketi ile ,Türk Tabibler Birliği’nin “duygu durumundan endişe duyuyoruz” şeklinde bildiri yayınladığı kişinin iç dünyasının güvene alınması amaçlanmaktadır.

Bu arada hukuk rafa değil, arşivlere kaldırılmaktadır.

Geçmişte Suriye’de, Afrika’da ve Ortadoğu’da diktatörlerin halka zulüm yaptığı ifade edildi.Doğruluk payı yok muydu? Elbette vardı. Bu gerekçelerle halkın özgürleştirilmesi için bir proje geliştirilmeliydi ve Eşbaşkanları aracılığı ile BOP’u yürürlüğe koyuverdiler .
Fitne ateşi ile ülkeler yakıldı. Bir küresel savaş başlatıldı ve sonuç ortada.

İç Güvenlik Paketi’nin hararetli savunucuları olan AKP sözcülerinin bu pakete dayanak yaptığı tek gerekçe, “çözüm” işbirliği yapıp “müzakere” zilletine düştükleri bölücü terör örgütü PKK’lıların kullandıkları molotof kokteylleri.

Esas gerekçenin molotof kokteylleri olduğu büyük bir yalan!..

AKP hükümetinin gizli kapılar arkasında bölücü Ermeni terör örgütü PKK’ya neyi taahhüt ettiği üç aşağı-beş yukarı tahmin edilse de, kamuoyunun büyük bir çoğunluğu bunu bilmiyor.

AKP hükümeti bir çok konuda köşeye sıkışmıştır.

Yolsuzluklar, her ne kadar kendi kendilerini aklasalar bile Türk Patent Enstitüsü’nden “Ak” olarak tescilli AKP’nin boynunda kapkara bir yafta olarak asılı durmaktadır.

Bölücü terör örgütü ile yapılan gizli pazarlıklar ve sözde “çözüm süreci” ile 7 Haziran 2015 genel seçimlerinin çakışması, en başta Erdoğan’ı ve AKP hükümetini zorlamaktadır.

Bir halk tabiri vardır ama burada yazamayacağım. Hangi taraftan tutulursa tutulsun, bu sorun öncelikle Erdoğan’ın ve AKP’nin aleyhine gelişecektir.
Bölücü terör örgütüne verdikleri taahhüt her neyse, onu yerine getirmeye çalıştıkları anda Türk Milleti milli bir direnç gösterecektir .

Diğer taraftan bölücü terör örgütü ” bu sefer bizi kandıramazsın. Sözünde dur” diyor.
Aksi bir durumda AKP’nin seçimden en az zararla çıkma stratejisi gerçekleşmemiş olacak.

Neresinden tutarsanız tutun Erdoğan ve AKP çıkmaz sokaktadır. Ne ileriye, ne geriye kımıldayamayan AKP ‘nin işi gerçekten zordur.

Bir iktidar değişikliğinin de kaçınılmaz olduğu ortadadır.

Her zaman AKP’ yi SEÇSİS kurtaramaz.

Yevmiyeli anket firmaları ne derlerse desinler, AKP ‘nin yolsuzluklardan önce ve en ihtişamlı dönemlerinde aldıkları sayısal oy %30 `u hiç geçmemiştir. SEÇSİS’ te bu oran %58 olarak görülmektedir .
7 Haziran seçimlerine katılım çok yüksek olacaktır ve muhalefet cephesinde ciddi ittifakların olabileceği düşünülmektedir.

AKP, İç Güvenlik Paketi ile kendisini polis korumasına alacağını zannetmektedir.

Suriye’ye, Afrika’ya ve bütün Ortadoğu’ya özgürlük vaad eden Erdoğan ve AKP siyasetinin, kendi ülkesinde kendi halkına ve hukuk devletine pranga vurmayı düşünmesi bir çelişki değil midir?

Bunu yapamazlar!…

Onların yerinde olsam hukuktan ve adaletten ayrılmazdım. Ne yaparlarsa yapsınlar, bu çıkmazdan kurtulmaları her açıdan zordur.
Kaderin önüne geçilemez!..


Yorum bırakın